21 Aralık 2025

Bugün yılın en uzun gecesi. Takvim öyle söylüyor ama bence bundan daha fazlası var. Gece, bazılarımız için sadece karanlık bir zaman dilimi değil; sabahların pek uğramadığı iç evrenlerimiz var sonuçta. Yine de kuzey yarımküre için bu kadar uzun bir gece, garip bir şekilde iyi bir başlangıç gibi geliyor. Soğukla aran iyiyse, bugünün sessizliği bile insana iyi davranabilir.

Aslında eski uygarlıkların hepsi bu geceye başka bir anlam yüklemiş. Antik Roma’da Saturnalia, Türk kültüründe Nardugan, pagan geleneklerinde Yule… Hepsi ışığın geri gelişiyle ilgili. Karanlık büyür, büyür, büyür… Sonra bir yerde durur. Ve o durduğu yer, yeniden doğuşun ilk adımıdır.

Belki de bu yüzden, en uzun gece hiçbir zaman karanlığın zaferi değildir. Aksine, ışığın geri dönüşünün başladığı andır. Bugün kısa süren ışık yarın biraz daha uzayacak. Belki bu kadarı bile insana umut vermeye yeter.
Ve belki umut dediğimiz şey, karanlığın içinden geçerken ışığın geri gelmesini beklemeye cesaret etmektir.