24 Kasım 2025

Gün, benim için hep sabahın başladığı ilk saatlerde harekete geçmekle başlıyor. Saat 06:00… Ve 1992'den beri böyle. Sanki evren her sabah kendini yeniden kuruyor, henüz uyanmamış dünya yavaş yavaş ayılırken, güneş bile varlığını hatırlamaya çalışıyor. O derin sessizliğin içinde, kimsenin henüz dokunmadığı o aralıkta, evrenin bana kısa ve gizli bir egemenlik tanıdığını hissediyorum. İnsan, hiçbir şeyin henüz başlamadığı o eşikte durduğunda yalnızca zamana değil, kendi içindeki boşluğa da hükmedebiliyor. Sesler çoğalmadan, kalabalıklar uyanmadan önce hakikatin en berrak haliyle kendini gösterdiği o anı yakalayabiliyor.