Hani bazen bir şarkı çalar da sen o anı değil, o zamanki halini hatırlarsın ya… İşte mesele tam da bu. Eski şarkılar bize kim olduğumuzu, neye güldüğümüzü, neye üzüldüğümüzü fısıldıyor. Bugün her şey çok hızlı, çok gürültülü; duygular bile aceleye geliyor. O karmaşanın içinde insan doğal olarak güvenli olana tutunmak istiyor.
Belki de eski şarkılara takılı kaldım diye kendimize kızmamalıyız. Bu bir geriye kaçış değil, bir denge arayışı. Zira o şarkılarda kusursuzluk yok ama samimiyet var. Ve bazen insanın ihtiyacı olan tek şey de bu zaten.