Çalışma hayatı, zamanla insanın içine sinen bir gölgeye dönüşüyor. Her gün aynı masaya oturmak, aynı cümleleri kurmak, aynı telaşın peşinden koşmak… Bir noktadan sonra sadece iş değil, insan da kendini tekrar etmeye başlıyor.
Uzun yıllar aynı yerde kalmak bazen güven duygusu verirken, bazen de yavaş yavaş içten içe tükenmeye sebep oluyor. Asıl sorun işin kendisi değil; işin içinde kendimizi yenileyememek. Çünkü insan, değişmeyen düzenin içinde değişmeyi unutursa, günün sonunda kendi sesini de kaybediyor.
Belki de yapılması gereken, yeni bir yol bulmak değil; bildiğimiz yolun üzerinde farklı bir adım atmayı hatırlamaktır.